• SORUN ÇAĞI ve ANATOMİSİ ADLI KİTABIN ÖNSÖZÜ

    SORUN ÇAĞI ve ANATOMİSİ ADLI KİTABIN ÖNSÖZÜ              Hayvanların geçmişlerini yorumlama yetenekleri olsaydı, arka bacaklarındaki diz kapaklarının ardında birer gözleri olurdu. İnsanların geleceklerini bilebilme yetenekleri olsaydı, korkularının göz bebekleri ölü doğardı. Toplumsal bir varlık olarak (bir animal sociale, bir zoon politikon olarak) insan, bir cemiyet varlığından öte keyfiyet kölelerinin geleceklerinin, şimdilerinin farkında körlüklerini, gözlerin tâ…

  • D&G [DirimA&GiyotinA]

    Maymunlar konuşmaya başladıklarında,
    diğer tüm hayvanlar
    daha iyi duymaya
    daha iyi görmeye
    daha güzel konuşmaya başlayacaklar
    ve sonra tüm bunlardan bıkıp,
    tekmili birden üç insanı oynayacaklar:
    Duymayanı, görmeyeni, konuşmayanı.

  • Ali Ural

    Ahâli şiirin bedelini ödeyemez. Bu bedeli şiirin sahibine ödetir. Modern zamanın insanı eblehleştiren avutuculuğunda ‚herkes’ tarafından anlaşılmak yerine, herkes olmayan biri tarafından okunmak sanırım daha verimli olur bir şair için…

  • Rütbeli Ruhlar Cehennemi

    Dördüncü tekil şahıs kimdir? Dördüncü tekil şahıs ‚rütbeli ruhlar cehennemi’nin bir üyesidir. „Tekil“ olandır. Yalnız olandır. Nev-i şahsına münhasır olan ve bu şahsı içselleştirendir. ‚Rütbeli Ruhlar Cehennemi’ nedir? „Tekil“ ruhların alevlenmiş dimâğlarından fırlayan ateş toplarının fethettiği bir bölgedir…

  • OKUMAK, YAZMAK ve KİTAP ÜZERİNE

    Kitaplar; günümüzde -ya da geçmişte de- çoğunluk tarafından hep kütüphânelerin kitaplıklarını süsleyen, üniversitelerin akademik tütsü kokan odalarını bezeyen, amelî hayattan uzak, somut dünyâda pek yeri olmayan bir nesne olarak algılanmış ve güya laf yerine ciddi işlerle uğraşan insanlar tarafından küçümsenmişlerdir…

  • HAMAL BEKİR

    Bekir’in çıplak ayaklarının asil duruşunu beynime kazıdığım ân, onun hastahânenin acil servis kapısından sedyeyle ambulansa getirildiği ân olmuştur. Eski Kelleci Pazarı’nın o meşhûr hamalının nasırlaşmış geniş kara ayakları onu mezarlığa götüremeyecek kadar cansız duruyordu…